AkupunkturApiterapiFitoterapiGETAT EĞİTİM MERKEZLERİGETAT UYGULAMALARIHacamat (Kupa Uygulaması)HipnozHomeopatiKayropraktikLarva Uygulaması (Maggot)MEVZUATMezoterapiMüzik TerapiOsteopatiOzon TedavisiProloterapiRefleksolojiSülük TedavisiUncategorized

Ozon Tedavisi

Ozon (O3) üç oksijen atomundan oluşan renksiz, keskin kokulu doğal bir gazdır. Atmosferin yakın tabakalarında, dolayısıyla soluduğumuz havada oksijen molekülleri iki bileşikli, yani O2 formunda bulunur. Soluduğumuz havada bulunmayan ama atmosferin yukarı tabakalarında kendiliğinden oluşan ozon (O3) gazının kendisine özgü bir kokusu vardır. Ozon iyi bir antioksidandır, iyi bir yüzey dezenfektanıdır. Mantar ve virüsler ozon ile karşılaştığında canlılıklarını kaybederler. Tıbbi uygulamalarda kullanılan oksijen-ozon karışımı % 3-5 oranında Ozon içerir. Bu karışıma “medikal ozon” adı verilir.

Ozon tedavisi belirli bir miktarda ozon/oksijen karışımının vücut boşluklarına ya da dolaşım sistemine uygulanması olarak özetlenebilir. Ozon/oksijen gaz karışımı intravenöz, intramuskuler, intraartiküler, intraplevral, intrarektal ve intradiskal uygulanabildiği gibi topikal de uygulanabilir. En yaygın ozon uygulanma şekli majör otohemoterapidir. Bu yöntemde hastadan özel bir şişe içerisine alınan 50–270 ml kan ozon/oksijen karışımı ile belirli bir süre temas ettirilir ve daha sonra tekrar vücuda geri verilir (reinfüzyon).Medikal Ozon tedavisi ile doku ve hücrelerin Oksijeni en iyi şekilde kullanması amaçlanır.

Su, yağ gibi maddelerin ozonlanması mümkündür. Kan da su gibi ozonlanabilir ve alyuvar olarak adlandırılan, görevleri oksijen taşımak olan kırmızı kan hücrelerimiz ozon ile temas ettiklerinde bu hücrelerimizde bir dizi değişiklikler meydana gelir.Ozon ile karşılaşan alyuvarlar elastikiyet kazanır ve böylece kanın akışkanlığı artar. Alyuvarların oksijen taşıma kapasitesi artar. Alyuvarların oksijeni dokulara bırakma yeteneği artar.Hücre içi solunumu hızlandırarak hücre fonksiyonları için gerekli enerji olan ATP nin üretimini artırarak etki eder. Cildin detoks yapıcı özelliğini artırır. Vücuttaki kimyasal maddelerin temizlenmesinde yardımcı rol alır. Ozon tedavisi konusunda eğitimli doktorlar tarafından yapılmalıdır.

Ozon uygulamaları klasik tıbbın yanı sıra Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) tedavisi olarak uygulanmaktadır. Tamamlayıcı tedavi yöntemleri hiçbir zaman tıbbi tedavi yerine geçmez ancak yardımcı olması için uygundur. Hastalıklardan iyileşmesinde ana tedaviler esastır.

Ozon tedavisinin birkaç uygulama metodu vardır; bunların hangisinin kaç defa hastaya uygulanacağını hasta ile konuştuktan sonra doktor belirler, bazen kombine tedaviler uygun görebilir. Yani aslında ozon tedavisi kişiye özel, doktor tarafından hazırlanan bir protokol ile uygulanmalıdır.

Medikal Ozonun uygulandığı durumlar

  • Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi,
  • Damar dolaşım bozukluklarının giderilmesi,
  • Romatizmal hastalıklar ve fibromiyaljinin kontrolü,
  • Yara ve yanık tedavileri,
  • Kolit olarak geniş anlamda ifade edebileceğimiz inflamatuar barsak hastalıklarının tedavisi,
  • Kronik yorgunluk sendromu,
  • Baş ağrıları, migren,
  • Bel ve boyun fıtıklarında ağrının azaltılması,
  • Diyabet ve diyabete bağlı komplikasyonların özellikle ayak yaralarının tedavisi,
  • İnsülin direncinin azaltılması, metabolik sendrom ve yağlı karaciğerin tedavisi,
  • Alerjiler
  • Akut viral hepatitler ve herpes (uçuk) tedavisi
  • Tekrarlayan vajinal mantar
  • Kanserde destek tedavi,
  • Ciltte yaşlanmanın geciktirilmesi,
  • Sağlıklı yaşlanmanın sağlanması için uygulanabilir.

Ozon Tedavisinin Uygulama Yöntemleri

  • Majör otohemoterapi
  • Minör Otohemoterapi
  • Eksternal tedavi
  • Rektal ya da vajinal
  • Ozonun eklem içi enjeksiyonu.

Damardan alınan kanın ozonlanması ve kişiye verilmesi: Kişiden uygun şartlarda alınan kanın kapalı devre bir sistem içinde ozon gazı ile karşılaştırılması ve kişiye geri verilmesi ozon tedavilerinde Majör tedavi denilen ana tedavi şeklini oluşturur. Majör otohemoterapi, en yaygın kullanılan bu metotla 50-200 ml kan alınarak, dozu belirlenmiş ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar kişiye geri verilmesidir. Genellikle haftada 2 veya 3 defa en az 10 seans olacak şekilde protokol belirlenir ve uygulanır. Ana tedavi yöntemidir. Diğer ozon tedavileri ile desteklenebilir.

Adeleden ozonlanmış kanın verilmesi (Minör otohemoterapi): Kişiden alınan 2-5 cc kan, belirlenmiş dozda ozonla karıştırılarak kas içine enjekte edilmesidir.

Torbalama(Torba ve kupa ile ozon uygulanması): Bölgesel olarak tedavi edilecek alana ozon gazının uygulanması işlemidir. El ve ayaklar özel bir torba içine sokularak nemlendirilir ve cildin ozonu emmesi sağlanır.

Vücut boşluklarına ozon gazı verilmesi: Rektal, vajinal ve kulak yoluna püskürtme ile ozon verilmesidir. Makattan ozon gazının verilmesi, ülseratif kolit, Crohn hastalığı gibi iltihabi barsak hastalıkları adı verilen bir hastalık grubunda uygulanmaktadır. Hasta kendi kendine uygular, tek kullanımlık tüp ve torbalar kullanıldığı için hijyeniktir.

Eklem içine ozon gazı verilmesi: Ağrılı iltihabi eklem romatizması olan artrit ve tekrarlayan artroz gibi hastalıklarda uzman doktorlar tarafından çok yavaş olarak eklem içine ozon gazı verilir.

Medikal Ozon Tedavisinin Yan Etkileri

Ozon tedavisinin yan etkisi yok denecek kadar azdır. Şimdiye kadar bildirilen yan etkiler uygulama hatalarına bağlı lokal komplikasyonlardır. Bazı durumlarda ozon terapisi uygulanması sakıncalı olabilir. Bu durumlar: glukoz 6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği (favizm), özellikle erken dönem olmak üzere hamilelik, anjiotensin çevirici enzim (ACE) inhibitörü tedavisi görenler, hipertiroidi, kanama bozukluğu, kontrol altına alınamayan kardiyovasküler hastalıklar ve ozona reaksiyon gösteren astım hastaları olarak sıralanabilir

Sonuç

Ozon tedavisinin tarihi süreci incelendiğinde ilginç bir gelişme gösterdiği ortaya çıkar. Bu molekül keşfedildikten bir müddet sonra sonra tıbbi amaçlı kullanılmaya başlanmıştır. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarından bir tanesi olarak tamamlayıcı olarak kullanılabilir.